Bir Önceki yazımızda “Arşiv Belgelerinde Alaca” adlı çalışmam kapsamında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla “Hüseyinabad” isminin “Alaca” olarak değiştirildiğini gösteren tarihî belgeyi kamuoyuyla paylaşmıştık. Bu kez ise, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Alaca’nın ulaşım meselesini gündeme taşıyan çok önemli iki belgeyi kıymetli hemşehrilerimle paylaşma gereği hissettim. İlçemiz tarihine anlamlı ve değerli katkılar sağlayacağını düşündüğüm çalışmalarım kapsamında, bundan sonra da farklı belge ve bilgileri zaman zaman sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.
Cumhuriyet Arşivi’nde bulunan belgeler, Alaca–Sungurlu yolunun Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaklaşık 100 yıl önce de gündeme geldiğini ortaya koymaktadır. Bölge için ne kadar önemli olduğu açıkça ifade edilen bu yolun yapılması için o dönemdeki milletvekilleri, hükümete resmi bir teklif sunmuştur. Bu belgeler sadece bir yol meselesini değil, aynı zamanda Alaca’nın Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki sosyal, ekonomik ve askerî önemini de göstermektedir.
16 Ocak 1340 (1924) tarihli belgede, dönemin Çorum, Ordu, Ankara ve Amasya mebusları tarafından hükümete sunulan teklifte, Samsun ile Ankara arasındaki “en kestirme yolun” Çorum–Sungurlu–Yahşihan yolu olduğu ifade edilmiştir.
Mebusların ortak imzasını taşıyan belgede, İstiklal Harbi sırasında Samsun ve Çorum cihetinden gelen bütün “levazımat-ı harbiye/ savaş malzemeleri”nin bu güzergâh üzerinden sevk ve nakledildiği belirtilerek yolun stratejik önemine dikkat çekilmiştir.
Teklif metninde, Samsun’dan Alaca’ya kadar olan kısmın “tarik-i umumiye” kapsamında bulunduğu ve büyük ölçüde şose halde olduğu ifade edilirken Alaca–Sungurlu–Yahşihan arasındaki kısmın henüz yapılamadığı vurgulanmıştır.
Özellikle kış aylarında yolun durumunun ağırlaştığı belirtilen belgede, “eyyam-ı şitada mürûr u ubur mefkud denilecek dereceye gelmekde” ifadeleri kullanılarak, kış aylarında güzergâhın ulaşıma neredeyse tamamen kapanır hale geldiği ifade edilmiştir.
Mebuslar, yolun yapılmamasının bölgenin ekonomik gelişmesine darbe vurduğunu ayrıca halkın “maddi ve manevi zarar” içinde bulunduğunu ifade ederek, hem halk hem de hükümet açısından yolun bir an önce yapılmasının önem arz ettiğini dile getirmiştir.
Belgelerde ayrıca, vilayet özel idarelerinin mevcut imkânlarla bu yolu yapmasının mümkün olmadığı belirtilirken, çözüm olarak yolun “tarik-i umumiye meyanına” alınması teklif edilmiş, Çorum Mebusu ile birlikte Ordu Mebusu İsmail, Çorum Mebusları Mehmed Münir ve Mustafa, Ankara Mebusu İhsan ile Amasya Mebusu Nafiz’in imzasını taşıyan teklif, “istikamat-ı menafi-i memleket namına/ memleketin çıkarları doğrultusunda” ifadeleriyle hükümete sunulmuştur.
Ancak yaklaşık 20 gün sonra gelen resmi cevap, dönemin ekonomik imkânsızlıklarını da ortaya koymuştur. 5 Şubat 1340 tarihli ve Nafia Vekâleti imzalı cevapta, Alaca–Sungurlu–Yahşihan yolunun, tamir ve inşası için devlet yolları kapsamına alınmasının istendiğinin fakat mevcut “tarik-i umumiye tahsisatı”nın mevcut yolların bakımına dahi yetmediği ifade edilerek, mevcut bütçe yetersizliği nedeniyle söz konusu yolun “tarik-i umumiye meyanında inşasına imkan bulunmadığı” bildirilmiştir.
Cumhuriyet’in ilk yıllarına ait bu belgeler, Anadolu’nun ulaşım sorunlarını, savaş yıllarında kullanılan stratejik güzergâhları ve Çorumlu mebusların bölgenin kalkınması için yürüttüğü girişimleri gözler önüne sererken, Alaca–Sungurlu–Yahşihan yolunun yaklaşık bir asırdır gündemde olduğunu da ortaya koyuyor. Belgelerin asıllarını ve latin harflere aktarımını dikkatinize sunuyorum.
Dr. Bahadır KURT